 |
Evlilik Çerkesler baska milletlerden kiz almaya ve baska milletlere kiz vermeye fazla sicak bakmazlar. Çerkeslerin evlenme geleneklerinde "Yeplixi kase, depleyi yet" yani "Asagi bak al, yukari bak ver" kaidesi esastir. Bu erkegin kadin sayesinde degil, kadinin erkek sayesinde refah görmesi anlamina gelir. Erkegin mevki ve servetçe daha altta olan kizlari es seçmesini öngören bu kaide, Çerkeslerin kizlarina paye verme konusunda ne kadar hassas olduklarinin göstergesi sayilir. Evlenmenin yasi Çerkesler erken yaslarda kiz ve erkek çocuklarini evlendirmezler. Kizlarin biraz yaslica olmasini kusur degil, olgunluk göstergesi olarak kabul ederler. Çogunlukla evlilik yasi 25-30 arasidir. Çerkes kiz ve delikanlilari es seçimi hususunda gayet tabi ve pratik bir yol takip ederler. Sevmek ve begenmek gençlerin hakki, vase (baslik) alip vermek de ihtiyarlarin hak ve vazifesidir. Es seçme hakki Çerkes kiz ve delikanlilari serbest hareket ettikleri için es seçiminde fazla zorluk çekmezler. Gençler sürekli olarak dügün, cemiyet, toplantilarda birbirlerini tanima, görme ve konusma firsati bulabilirler. Bu toplantilarda birbirlerini begenen gençler daha fazla konusmaya çalisirlar ve evlenme niyetlerini açiga vururlar. Gençler nelere dikkat ederler? Delikanlilar özellikle kizlarin fiziki yapilarina dikkat ederler. Çelimsiz yada fazla kilolu kisileri begenmezler. Çerkes kizlari dik durmaya ve yürümeye dikkat ederler, kamburlarini çikarmayi büyük kusur olarak kabul ederler. Bellerinin ince kalmasi vücutlarinin dik durmasi için "suktan" denilen özel korseler kullanirlar. Ne kadar asil ve zengin aileye mensup olursa olsun çelimsiz ve kabiliyetsiz bir kizi delikanlilar kabul etmezler. Kizin güzel elbise dikmek, ince ve zarif sirma islemeleri yapmak hususundaki söhreti delikanlilarin ragbet göstermesine neden olur. Kizlar da kendisine es olacak delikanlida seçkin vasiflar ararlar. Asalet ve servet gibi hususlar kiymet ifade etmekle beraber bir kiz için erkek seçiminde bunlar yeterli degildir. Önce ahlâki üstünlüge dikkat eden kizlar, ciddiyet, istikamet, cesaret sahibi olmayan genci begenmezler. Kiz evlenmeyi kabul ettigi delikanliya parmagindaki yüzügü çikararak kabul nisanesi olmak üzere verir. Delikanli da bu yadigari itina ile muhafaza eder. Çerkes delikanlilari karsilik olarak kiza yüzük vermezler. Evlenme teklifinin kabul görmesi üzerine serbest görüsen, gülüp latifeler yapan kizla delikanli arasinda diger milletlerde görülenin aksine derhal resmiyet baslar. Baslik (Vâse) Çerkesler kizlari için eskiden gayet yüksek vâse yani (baslik) alirlardi. Eski Çerkeslerde vâse almaktan amaç kizlarina hürmet edildigini ve deger verildigini görmektir. Çünkü baba aldigi baslik degerinde bir hediyeyi ilk ziyaretinde kizina verirdi. Çerkes kizlari kendileri için asaletinden asagi baslik verilmesini affedilmez bir hakaret telâkki ederlerdi. Gelini fazla üzmemek için damat tarafi da fedakârlik yapardi. Para, at, öküz, silah gibi seyler baslik olarak verilirdi. Baslik veremeyecek derecede fakir olanlara, soyunun servet sahipleri yardim etmek zorundaydi. Bu ihmal edilmeyecek bir ananedir. Delikanlinin adet geregince hakki olan bu yardimi istemesi ayip sayilmazdi. Bundan ötürü Çerkeslerde fakirlik evlenmege mani degildi. Kiz isteme Kiz erkegin evlenme teklifine evet dedigi andan itibaren gelini almak ve götürme merasimi baslar. Bu merasim iki sekilde oluyor. Birisi resmi sekilde kizi babasindan istemek, vaseyi evvelce vererek her zamanki merasim ile gelini gündüz eve götürmektir. Bu usul daha ziyade uygun ve kibarlik telâkki edilir. Kiz babasindan istenecek ise delikanlinin amca, dayi gibi en yakin akrabasindan biriyle bir Thamate (ihtiyar) biri elçi olarak gönderilir. Fakat kiz baska köyde ise babasinin evinden baska bir eve misafir olmak ve kizi istemek hürmet icabidir. Delikanlinin babasi asla bizzat kendisi istemez. Annenin kiz begenmeye gitmesi ise adet degildir. Ebeveyn için görmeden gelin sahibi olmak Çerkes1ere mahsustur. Fakat yüzünü görmedigi bir kizi hayat arkadasi olmak üzere bir gencin odasina sokmak gibi bir adet Çerkeslerde yoktur. Gönderilen heyet müracaat edince baba kizla teklifsiz olan kadinlar vasitasiyla fikrini sordurur ve aile efradinin reylerine basvurur. Kizlar her vakit nezaketen isi babasinin reyine birakirlar. Ancak arkadaslarindan fikir ve arzusu ögrenilir. Kizin arzu ettigi delikanli sinif ve mevki itibariyla kendisine uygun oldugu takdirde baba genellikle reddetmez. Bu suretle babanin muvafakati alininca agirlik miktarinin tayini için zaman kararlastirilir. Artik o günden itibaren kiz babasindan utanip görünmemege baslar. Gelin çikarma Gelini getirmek üzere teskil edilen alaya delikanli bütün akranini davet eder. Alaya kendisi dahil olamaz ise de genç kardesleri, genç dayi ve amcalari alaya istirak ederler. Gelini getirecek araba ile delikanlinin hemsiresi yahut akrabasindan bir iki kiz ve kadin ile hizmetçi kiz gider. Kiz yakin köyden getirilecek ise alay sabah gidip aksama döner. Gelin ekseriyetle cuma, bazen de persembe veya pazartesi aksamlari eve getirilir. Alayin serefine o gece tertip olunan danslara gelini almaga gelen kizin bilhassa çok oynamasi sart gibidir. Gelin alayinin hareket zamani gelince bütün heyet gelinin çikacagi kapi önünde at üstünde hazir bulunur. Delikanlinin küçük kardesi, yahut yakin akrabasindan bir genç odaya girer. O dakikadan itibaren yeni girecegi aile ve kabileye karsi bir prenses tavrini almis olan gelinin koltuguna girerek oturdugu yerden kaldirir. Gençlere mahsus bu merasime ihtiyarlarin karismamasi alisilan ve olgunluk sayildigindan gelinin yaninda annesi ve babasi degil yasli akrabasi bile bulunmaz. Gelinin geçecegi yol üzerinde zengin ve asil aileler kiymetli kumas sererler. Agir agir gelini koltugunda odanin kapisina dogru getiren genç devamli surette etrafa para serper. Çerkeslerde güveyin koltuga girmemesi, orada hazir bulunacak olan yaslilara saygi gösterme fikrinden ileri gelir. Llepe mafe vez si daxe Gelin kapidan çikarken gelinle münasebeti olan ihtiyar bir kadin "Llepe mafe vez si daxe" yani "mesut adim atasin güzelim" der. Bu hitap üzerine sâadet yuvasi olan baba evini terketmekte olan gelin, eski güzel hatiralarinin düsüncesiyle hissettigi üzüntüyü tutamâz, gözyasi dökerse de hissettirmemege çalisir. Gelin giderken anne ve babasinin elini öpmez. Çünkü kendisini naz ve nimet içinde büyüten sefkatli ailesini baskasi için terk edip gitmeyi hürmetsizlik ve ayip saydigindan o sirada onlarin yanina çikmaktan utanir. Basinda duvak oldugu halde gelin kapidan çikarken hazir bulunanlar hürmeten silah atarak kendisini selâmlar. Gelin evden çiktiktan sonra alay silah atmaga devam eder ve senlik içinde yola düser. Gelin götürmeye mahsus milli marslar hep bir agizdan söylenir. Silah atislari ve at oyunlari yol boyunca devam eder. Iste böyle neseli bir alayla gelin "Leghune" adi verilen gelin odasinin kapisina getirilir. Bütün köy içinde sevinç nisanesi olarak derhal kurban kesilir. Gelini kapida kiz ve genç kadinlar beklerken bir taraftan da silahlar atilir. Gelin odaya götürülür ve gelinin bugün için hazirlamis oldugu sirma islemeli silahlik gibi seyler alaya istirak edenlere hediye edilir. Bütün heyet ve köy ahalisi tertip edilen ziyafette bulunarak yemek yerler. Gelinlik yerine kurak ve suktan Çerkeslerde özel olarak gelinlik elbisesi yapmak adet degildir. Bu nedenle gelin kizlik elbisesi ile gelir. Bir çerkes kiz için basindaki sirma taç, sirma seritlerle donatilmis güzel kuraktan daha güzel bir sey yoktu. Zifaf gecesine kâdar bu elbiseyi giyer ve tam olarak temiz bir sekilde geldigini gösterir. Çerkes kizlarinin beli ince, vücudu dik tutmak için kullandiklari "suktan" da tasinir. Suktansiz yani korsasiz gelin olmak kiz için ayip sayilir ve onu çikarmak güveyin hakkidir. Çerkeslerde yüz görümlügü vesaire yoktur. Ancak gelin gelir gelmez kayin pederi servet derecesine göre at, damizlik hayvan hediye eder. Bununla beraber ne kayinpeder, ne de kayinvalide gelini göremez. Ertesi sabah gelin artik kizlara mahsus elbiselerini çikarir ve kadin elbisesi giyer. Çikardigi elbiseleri kocasinin akrabasindan olan kiz ve kadinlara hediye ederek gençlik hayatina vedasini yapar. Gelinin yeni evindeki konumu Gelin bir esir, bir hizmetçi degil, tam bir sahsiyet ve istiklâl sahibi olarak geldigini göstermek için gelin odasinda bir prenses gibi oturur, ne disari çikar, ne diker, ne de baska bir ise el sürer. Bilakis kendisine hizmet edilir. Sofrasi ayagina gelir, yalniz kendisini görmeye gelenlerin ziyaretini kabul eder. Kocasinin akrabasi olan kadinlar gelini görmeye gelince etrafina un, yumurta, yag ve sekerden yapilan hamur tatlisi Meterizz serperler. Onu kapisacak çocuklarda orada eksik olmaz. Ilk zamanlarda gelin kocasinin akrabasindan olan yasli kadinlarin yaninda oturmaz. Yemek yemez, hattâ konusmaz. Ancak kendisine akran olanlarla sohbet eder. Yanina kocasinin akrabasindan olanlar çocuk da olsa girdikçe hürmeten ayaga kalkar. Gelin kayinpeder, kayinvalide, büyük kayinbirader, kocasinin amcalarinin ismini söyleyemez. Kayinpeder ve kayinvalidesinin ismi söylendikçe hürmeten ayaga kalkar. Kayin pederine prens anlaminda "Psi" kayinvalidesine "Guase" yani prenses, kayinbiraderlerine "Psiko-Prenszade", kizlarina "Psibhb" der. Gelin kocasinin ismini söyleyemez. Münasip ve hos bir tabir kullanir, meselâ "Ceylân" der. Yahut aile ismiyle hitap eder. Kiz kaçirma Ebeveynin kizini vermek istememesi üzerine çiftler, gece kaçmaya karar verirler. Bu halde delikanli arkadaslarini alarak gizlice kizin evine giderler. Muayyen saatte kiz disari çikinca ata bindirirler ve köyden uzaklasirlar. Gelin götürmeye mahsus sarki ve marslari söyleyerek, silah atarak delikanlinin köyüne gelirler. Uyanan köy ahalisi de her taraftan silah atarak bu yeni misafiri selamlar. Kiz delikanlinin yakin akrabalarindan biri tarafindan at üzerinde götürülür. Güvey bizzat götürmez. Medeni bir iliski tarzi - kasenlik Çerkeslerin günümüze kadar devamliligini sürdüren geleneklerin birisi de "kasenlik adetidir. Bu adet bekar genç kiz ve erkekler arasinda evlilik öncesi dönemde gerçeklesmektedir. Diger geleneklerde oldugu gibi habze adi verilen kurallarla sinirlidir. Kasenlik birbirinden hoslanan genç kiz ve erkekler arasindaki arkadaslik iliskisine denmektedir. Çerkes kiz ve erkekleri birbirleri ile dügünlerde, toplantilarda, muhabbet ortamlarinda birlikte olurlar. Bu toplantilar en yaygin olarak köylerde görülür. Bu tür toplantilarda genellikle bir kaç köyün gençleri biraraya gelir. Sabahlara kadar süren sohbetler, oyunlar ve eglenceler yapilir. Bu geceler gençlerin birbirlerini tanimalarina yardimci olmaktadir. Muhabbet geceleri bir eglence kaynagi oldugu kadar ayni zamanda egitim yereri de sayilmaktadir. Kizlar ve erkekler belirli bir yastan baslayarak bu tip toplantilarda çerkes adet ve görenekleri çerçevesinde egitilirler. Bütün eglence, dügün ve toplantilarda "thamate" adi verilen bir kisi bulunur. Kim kimle kasen olabilir? Ayni sülaleden olan kisiler kasen olamazlar. Akrabalik derecesi ne kadar uzak olursa olsun yasaktir. Ayni köyden kisilerin kasen olmalari hos karsilanmaz. Bu kural günümüzde biraz yumusamistir. Artik ayni sülaleden olmamak kaydiyla kasenlige fazla tepki duyulmamaktadir. Muhabbet toplantilarinda kizlar ve erkekler karsilikli otururlar. Birden fazla kasen Gençlerin her toplantida farkli kaseni olabildigi için bir Çerkez kizinin ya da erkeginin evleninceye kadar çok fazla kaseni olabilmektedir. Toplantida amaç tanismak, eglenmek ve kendine uygun bir es seçmek oldugu için kasenlik bazen ciddi bazen de saka halinde ortaya çikmaktadir. Sayisi fazla olan saka kasenliginin çok fazla bir ciddiyeti yoktur. Kiz ya da erkek birbirlerinin daha önceki kasenlerine karsi herhangi bir olumsuz tavir takinmazlar. Eski kasenlerle sosyal iliskiler kesilmez. Çünkü daha önceki kasenlerin saka oldugunu her iki tarafta kabullenmistir. Kadin ya da erkek eski kasenleriyle bu benim eski kasenim diye espri yapabilir. Dolayisiyla kizin ya da erkegin birden fazla kaseni olmasi yadirganmamaktadir. Evlenmeye vesile olan kasenlik Pseluk ile baslayip daha sonra da devam eden kasenlik iki kisma ayrilmaktadir. Bunlardan birisi saka digeri ise ciddi kasenliktir. Saka kasenligine semerko denmektedir. Bu durumda kisiler ciddi olmasalar dahi sirf o geceye ya da bir kaç geceye mahsus olarak kasen olabilirler. Burada amaç eglenmek, birbirlerini tanimak bunu yaparken de hos vakit geçirmektir. Saka kasenliginde kiz ve erkek birbirlerine sanki evleneceklermis gibi meth edici ve övücü sözler söyler. Kasenligin bir de ciddi boyutu vardir. Bu durumda birbirlerini begenen kiz ya da erkek evlenmek için arkadaslik kurmak isterler. Eger karsi taraf kabul etmisse diger toplantilarda da görüserek bu iliskiyi devam ettirirler. Fakat ciddi kasenlikte daha ziyade pisehluk ile baslamaktadir. Erkek bir kaç arkadasini alarak kizin veya onun herhangi bir akrabasinin evine gider. Kizin da mutlaka yaninda bir ya da bir kaç arkadasi bulunmak durumundadir. Burada kiza kasenlik teklifini sunar. Bu durumda kiz ve erkek arkadaslarinin yaninda teklifi degerlendirirler. Birbirlerinden beklentilerini ve isteklerini söylerler. Kasenligin her iki boyutunun da kendine has kurallari vardir. Kasenlik eger ciddi ise ve sonuçta evlilik düsüncesi ile kisiler birbirlerini tanimaya çalisiyorsa bu durumda meclislerde saka kasenligi gibi ulu orta gündeme getirilmez. Bu durumda bir çok muhabbette bir araya gelebilirler, bir çok konudan konusarak birbirlerini daha iyi tanimaya çalisirlar. Fakat iliskileri diger kasenlige nazaran resmiyet kazanir. Digeri kadar serbest degildir. Her ne kadar bu kisiler evlilik karariyla birbirlerini tanimaya çalissalar da mutlaka evlenecekler diye bir sart yoktur. Eger bir engel söz konusu ise her iki taraf bu durumdan vazgeçebilir. Evlenme akdi ve Euç Kisiler evlenmeye karar verirlerse bu sefer bunu kendi aralarinda akitlesirler. Bu durumda da euç denilen bir hediye verilir. Euç söz karsiligi verilen maddi bir hediyedir. Söz verdi anlamina gelir. Kasenlik neticesinde evlenmeyi kabul etti demektir. Bu hediyeyi erkek bayandan ister. Bayan da kendi insiyatifinde bir hediye verir. Bu hediye bir boyun bagi, mendil, yüzük, bilezik olabilir. Erkek de bunun karsiliginda kiza bir yüzük vermektedir. Bu karsilikli hediyelesme durumu sadece kiz ve erkek arasinda olmaz. Kizin ve erkegin yaninda arkadaslarindan veya akrabalarindan birkaç kisi bulunmak durumundadir. Söz verme ve hediyelesme hadisesi onlarin nezaretinde olmaktadir. Evlenmek amaciyla kasen olan ve bunu akit altina alan genç kiz ve erkekler bu durumda toplumdan ayri bir yerde yalniz baslarina konusamazlar. Onlarin yanlarinda mutlaka arkadaslari da olmak durumundadir. Toplumun disinda ve toplumdan habersiz bir yerde konusmalari yasaktir. Bu durum evleninceye kadar böyle devam eder. Es seçimindeki incelik Gerek evlenmeye karar veren gerekse sadece bir kaç toplantida kasen olan kisiler birbirlerini aileleri ile tanistirmazlar. Arkadaslari ve o ortamda bulunan kisiler onlarin kasen olduklarini bilir. Anne ve babalarina kasen olduklarini söyleyip birbirlerini tanistirmalari ayip olarak karsilanir. Aileler kizin ya da erkegin kasenini toplumlardaki diger kisilerden ögrenerek haberdar olurlar. Ancak evlenme zamaninda ailelere bildirilir. Bu durumdan da sadece anneye bahsedilir. Kasenlik adeti Çerkez toplumunda kizin ya da erkegin evlenecegi kisi hakkindaki karari kendilerinin vermesini saglar. Büyükler müdahale etmezler. Fakat evlenmek üzere kasen tercihi yapan kisiler daha ziyade aile yapilarina uygun toplumsal kurallara ve adetlere riayet edecek kisileri tercih ederler. Bu nedenle birçok toplantida kizin ya da erkegi hal ve hareketlerini kontrol ederler. Evlilik tercihi yaparken bu tip kisilerle yapmayi isterler. Çünkü çerkes kültüründe toplumsal normlara uygun olarak hareket etmek gerekmektedir. Fertlerden görgü kurallarina gelenek ve göreneklere uygun davranis göstermesi beklenmektedir. Kiz kaçirma Kasenlik ile baslayan evlilik asamasinda nisanlilik ve söz gibi durumlara pek rastlanmaz. Bunun en önemli sebebi kaçirma seklinde evlenmenin gelenek ve göreneklerinde yer almasidir. Gençler evlenmeye karar verdikten sonra maddi imkansizliklar, kendisinden büyük baska birinin evlenecek olmasi gibi sebeplerden dolayi kaçirma seklinde evlenmeyi tercih ederler. Fakat Çerkes kültüründeki kaçirma sekli diger milletlerden farkli olarak kendine özgü bir nitelik gösterir. Bu sekilde evliligin yaklasmasi nisan ve söz gibi törenlerin yapilmasini gerekli kilmamaktadir. Yine kisiler zaten kasenlik dönemlerinde birbirlerini yeterince tanidiklari için ayrica bu tür dönemlere gerek duymazlar. Ayrica çerkeslerde adetler kisilerin iliskilerine çok fazla sinirlama getirdigi için bu döneme her iki tarafinda katlanabilmesi zor olur. Çünkü nisanda büyüklerde isin içine girerler. Onlarla olan iletisimde konusma ve görüsme yönünden bir takim güçlükler oldugu için kisiler nisanli olarak kalmayi pek tercih etmezler. Ancak günümüzde söz ve nisanlilik dönemi Çerkesler arasinda da yayginlik kazanmistir. Çerkes milletindeki genç kiz ve erkekler genellikle ayni milletten olan kisilerle evlenmeyi tercih etmektedirler
Evlilik Çerkesler baska milletlerden kiz almaya ve baska milletlere kiz vermeye fazla sicak bakmazlar. Çerkeslerin evlenme geleneklerinde "Yeplixi kase, depleyi yet" yani "Asagi bak al, yukari bak ver" kaidesi esastir. Bu erkegin kadin sayesinde degil, kadinin erkek sayesinde refah görmesi anlamina gelir. Erkegin mevki ve servetçe daha altta olan kizlari es seçmesini öngören bu kaide, Çerkeslerin kizlarina paye verme konusunda ne kadar hassas olduklarinin göstergesi sayilir. Evlenmenin yasi Çerkesler erken yaslarda kiz ve erkek çocuklarini evlendirmezler. Kizlarin biraz yaslica olmasini kusur degil, olgunluk göstergesi olarak kabul ederler. Çogunlukla evlilik yasi 25-30 arasidir. Çerkes kiz ve delikanlilari es seçimi hususunda gayet tabi ve pratik bir yol takip ederler. Sevmek ve begenmek gençlerin hakki, vase (baslik) alip vermek de ihtiyarlarin hak ve vazifesidir. Es seçme hakki Çerkes kiz ve delikanlilari serbest hareket ettikleri için es seçiminde fazla zorluk çekmezler. Gençler sürekli olarak dügün, cemiyet, toplantilarda birbirlerini tanima, görme ve konusma firsati bulabilirler. Bu toplantilarda birbirlerini begenen gençler daha fazla konusmaya çalisirlar ve evlenme niyetlerini açiga vururlar. Gençler nelere dikkat ederler? Delikanlilar özellikle kizlarin fiziki yapilarina dikkat ederler. Çelimsiz yada fazla kilolu kisileri begenmezler. Çerkes kizlari dik durmaya ve yürümeye dikkat ederler, kamburlarini çikarmayi büyük kusur olarak kabul ederler. Bellerinin ince kalmasi vücutlarinin dik durmasi için "suktan" denilen özel korseler kullanirlar. Ne kadar asil ve zengin aileye mensup olursa olsun çelimsiz ve kabiliyetsiz bir kizi delikanlilar kabul etmezler. Kizin güzel elbise dikmek, ince ve zarif sirma islemeleri yapmak hususundaki söhreti delikanlilarin ragbet göstermesine neden olur. Kizlar da kendisine es olacak delikanlida seçkin vasiflar ararlar. Asalet ve servet gibi hususlar kiymet ifade etmekle beraber bir kiz için erkek seçiminde bunlar yeterli degildir. Önce ahlâki üstünlüge dikkat eden kizlar, ciddiyet, istikamet, cesaret sahibi olmayan genci begenmezler. Kiz evlenmeyi kabul ettigi delikanliya parmagindaki yüzügü çikararak kabul nisanesi olmak üzere verir. Delikanli da bu yadigari itina ile muhafaza eder. Çerkes delikanlilari karsilik olarak kiza yüzük vermezler. Evlenme teklifinin kabul görmesi üzerine serbest görüsen, gülüp latifeler yapan kizla delikanli arasinda diger milletlerde görülenin aksine derhal resmiyet baslar. Baslik (Vâse) Çerkesler kizlari için eskiden gayet yüksek vâse yani (baslik) alirlardi. Eski Çerkeslerde vâse almaktan amaç kizlarina hürmet edildigini ve deger verildigini görmektir. Çünkü baba aldigi baslik degerinde bir hediyeyi ilk ziyaretinde kizina verirdi. Çerkes kizlari kendileri için asaletinden asagi baslik verilmesini affedilmez bir hakaret telâkki ederlerdi. Gelini fazla üzmemek için damat tarafi da fedakârlik yapardi. Para, at, öküz, silah gibi seyler baslik olarak verilirdi. Baslik veremeyecek derecede fakir olanlara, soyunun servet sahipleri yardim etmek zorundaydi. Bu ihmal edilmeyecek bir ananedir. Delikanlinin adet geregince hakki olan bu yardimi istemesi ayip sayilmazdi. Bundan ötürü Çerkeslerde fakirlik evlenmege mani degildi. Kiz isteme Kiz erkegin evlenme teklifine evet dedigi andan itibaren gelini almak ve götürme merasimi baslar. Bu merasim iki sekilde oluyor. Birisi resmi sekilde kizi babasindan istemek, vaseyi evvelce vererek her zamanki merasim ile gelini gündüz eve götürmektir. Bu usul daha ziyade uygun ve kibarlik telâkki edilir. Kiz babasindan istenecek ise delikanlinin amca, dayi gibi en yakin akrabasindan biriyle bir Thamate (ihtiyar) biri elçi olarak gönderilir. Fakat kiz baska köyde ise babasinin evinden baska bir eve misafir olmak ve kizi istemek hürmet icabidir. Delikanlinin babasi asla bizzat kendisi istemez. Annenin kiz begenmeye gitmesi ise adet degildir. Ebeveyn için görmeden gelin sahibi olmak Çerkes1ere mahsustur. Fakat yüzünü görmedigi bir kizi hayat arkadasi olmak üzere bir gencin odasina sokmak gibi bir adet Çerkeslerde yoktur. Gönderilen heyet müracaat edince baba kizla teklifsiz olan kadinlar vasitasiyla fikrini sordurur ve aile efradinin reylerine basvurur. Kizlar her vakit nezaketen isi babasinin reyine birakirlar. Ancak arkadaslarindan fikir ve arzusu ögrenilir. Kizin arzu ettigi delikanli sinif ve mevki itibariyla kendisine uygun oldugu takdirde baba genellikle reddetmez. Bu suretle babanin muvafakati alininca agirlik miktarinin tayini için zaman kararlastirilir. Artik o günden itibaren kiz babasindan utanip görünmemege baslar. Gelin çikarma Gelini getirmek üzere teskil edilen alaya delikanli bütün akranini davet eder. Alaya kendisi dahil olamaz ise de genç kardesleri, genç dayi ve amcalari alaya istirak ederler. Gelini getirecek araba ile delikanlinin hemsiresi yahut akrabasindan bir iki kiz ve kadin ile hizmetçi kiz gider. Kiz yakin köyden getirilecek ise alay sabah gidip aksama döner. Gelin ekseriyetle cuma, bazen de persembe veya pazartesi aksamlari eve getirilir. Alayin serefine o gece tertip olunan danslara gelini almaga gelen kizin bilhassa çok oynamasi sart gibidir. Gelin alayinin hareket zamani gelince bütün heyet gelinin çikacagi kapi önünde at üstünde hazir bulunur. Delikanlinin küçük kardesi, yahut yakin akrabasindan bir genç odaya girer. O dakikadan itibaren yeni girecegi aile ve kabileye karsi bir prenses tavrini almis olan gelinin koltuguna girerek oturdugu yerden kaldirir. Gençlere mahsus bu merasime ihtiyarlarin karismamasi alisilan ve olgunluk sayildigindan gelinin yaninda annesi ve babasi degil yasli akrabasi bile bulunmaz. Gelinin geçecegi yol üzerinde zengin ve asil aileler kiymetli kumas sererler. Agir agir gelini koltugunda odanin kapisina dogru getiren genç devamli surette etrafa para serper. Çerkeslerde güveyin koltuga girmemesi, orada hazir bulunacak olan yaslilara saygi gösterme fikrinden ileri gelir. Llepe mafe vez si daxe Gelin kapidan çikarken gelinle münasebeti olan ihtiyar bir kadin "Llepe mafe vez si daxe" yani "mesut adim atasin güzelim" der. Bu hitap üzerine sâadet yuvasi olan baba evini terketmekte olan gelin, eski güzel hatiralarinin düsüncesiyle hissettigi üzüntüyü tutamâz, gözyasi dökerse de hissettirmemege çalisir. Gelin giderken anne ve babasinin elini öpmez. Çünkü kendisini naz ve nimet içinde büyüten sefkatli ailesini baskasi için terk edip gitmeyi hürmetsizlik ve ayip saydigindan o sirada onlarin yanina çikmaktan utanir. Basinda duvak oldugu halde gelin kapidan çikarken hazir bulunanlar hürmeten silah atarak kendisini selâmlar. Gelin evden çiktiktan sonra alay silah atmaga devam eder ve senlik içinde yola düser. Gelin götürmeye mahsus milli marslar hep bir agizdan söylenir. Silah atislari ve at oyunlari yol boyunca devam eder. Iste böyle neseli bir alayla gelin "Leghune" adi verilen gelin odasinin kapisina getirilir. Bütün köy içinde sevinç nisanesi olarak derhal kurban kesilir. Gelini kapida kiz ve genç kadinlar beklerken bir taraftan da silahlar atilir. Gelin odaya götürülür ve gelinin bugün için hazirlamis oldugu sirma islemeli silahlik gibi seyler alaya istirak edenlere hediye edilir. Bütün heyet ve köy ahalisi tertip edilen ziyafette bulunarak yemek yerler. Gelinlik yerine kurak ve suktan Çerkeslerde özel olarak gelinlik elbisesi yapmak adet degildir. Bu nedenle gelin kizlik elbisesi ile gelir. Bir çerkes kiz için basindaki sirma taç, sirma seritlerle donatilmis güzel kuraktan daha güzel bir sey yoktu. Zifaf gecesine kâdar bu elbiseyi giyer ve tam olarak temiz bir sekilde geldigini gösterir. Çerkes kizlarinin beli ince, vücudu dik tutmak için kullandiklari "suktan" da tasinir. Suktansiz yani korsasiz gelin olmak kiz için ayip sayilir ve onu çikarmak güveyin hakkidir. Çerkeslerde yüz görümlügü vesaire yoktur. Ancak gelin gelir gelmez kayin pederi servet derecesine göre at, damizlik hayvan hediye eder. Bununla beraber ne kayinpeder, ne de kayinvalide gelini göremez. Ertesi sabah gelin artik kizlara mahsus elbiselerini çikarir ve kadin elbisesi giyer. Çikardigi elbiseleri kocasinin akrabasindan olan kiz ve kadinlara hediye ederek gençlik hayatina vedasini yapar. Gelinin yeni evindeki konumu Gelin bir esir, bir hizmetçi degil, tam bir sahsiyet ve istiklâl sahibi olarak geldigini göstermek için gelin odasinda bir prenses gibi oturur, ne disari çikar, ne diker, ne de baska bir ise el sürer. Bilakis kendisine hizmet edilir. Sofrasi ayagina gelir, yalniz kendisini görmeye gelenlerin ziyaretini kabul eder. Kocasinin akrabasi olan kadinlar gelini görmeye gelince etrafina un, yumurta, yag ve sekerden yapilan hamur tatlisi Meterizz serperler. Onu kapisacak çocuklarda orada eksik olmaz. Ilk zamanlarda gelin kocasinin akrabasindan olan yasli kadinlarin yaninda oturmaz. Yemek yemez, hattâ konusmaz. Ancak kendisine akran olanlarla sohbet eder. Yanina kocasinin akrabasindan olanlar çocuk da olsa girdikçe hürmeten ayaga kalkar. Gelin kayinpeder, kayinvalide, büyük kayinbirader, kocasinin amcalarinin ismini söyleyemez. Kayinpeder ve kayinvalidesinin ismi söylendikçe hürmeten ayaga kalkar. Kayin pederine prens anlaminda "Psi" kayinvalidesine "Guase" yani prenses, kayinbiraderlerine "Psiko-Prenszade", kizlarina "Psibhb" der. Gelin kocasinin ismini söyleyemez. Münasip ve hos bir tabir kullanir, meselâ "Ceylân" der. Yahut aile ismiyle hitap eder. Kiz kaçirma Ebeveynin kizini vermek istememesi üzerine çiftler, gece kaçmaya karar verirler. Bu halde delikanli arkadaslarini alarak gizlice kizin evine giderler. Muayyen saatte kiz disari çikinca ata bindirirler ve köyden uzaklasirlar. Gelin götürmeye mahsus sarki ve marslari söyleyerek, silah atarak delikanlinin köyüne gelirler. Uyanan köy ahalisi de her taraftan silah atarak bu yeni misafiri selamlar. Kiz delikanlinin yakin akrabalarindan biri tarafindan at üzerinde götürülür. Güvey bizzat götürmez. Medeni bir iliski tarzi - kasenlik Çerkeslerin günümüze kadar devamliligini sürdüren geleneklerin birisi de "kasenlik adetidir. Bu adet bekar genç kiz ve erkekler arasinda evlilik öncesi dönemde gerçeklesmektedir. Diger geleneklerde oldugu gibi habze adi verilen kurallarla sinirlidir. Kasenlik birbirinden hoslanan genç kiz ve erkekler arasindaki arkadaslik iliskisine denmektedir. Çerkes kiz ve erkekleri birbirleri ile dügünlerde, toplantilarda, muhabbet ortamlarinda birlikte olurlar. Bu toplantilar en yaygin olarak köylerde görülür. Bu tür toplantilarda genellikle bir kaç köyün gençleri biraraya gelir. Sabahlara kadar süren sohbetler, oyunlar ve eglenceler yapilir. Bu geceler gençlerin birbirlerini tanimalarina yardimci olmaktadir. Muhabbet geceleri bir eglence kaynagi oldugu kadar ayni zamanda egitim yereri de sayilmaktadir. Kizlar ve erkekler belirli bir yastan baslayarak bu tip toplantilarda çerkes adet ve görenekleri çerçevesinde egitilirler. Bütün eglence, dügün ve toplantilarda "thamate" adi verilen bir kisi bulunur. Kim kimle kasen olabilir? Ayni sülaleden olan kisiler kasen olamazlar. Akrabalik derecesi ne kadar uzak olursa olsun yasaktir. Ayni köyden kisilerin kasen olmalari hos karsilanmaz. Bu kural günümüzde biraz yumusamistir. Artik ayni sülaleden olmamak kaydiyla kasenlige fazla tepki duyulmamaktadir. Muhabbet toplantilarinda kizlar ve erkekler karsilikli otururlar. Birden fazla kasen Gençlerin her toplantida farkli kaseni olabildigi için bir Çerkez kizinin ya da erkeginin evleninceye kadar çok fazla kaseni olabilmektedir. Toplantida amaç tanismak, eglenmek ve kendine uygun bir es seçmek oldugu için kasenlik bazen ciddi bazen de saka halinde ortaya çikmaktadir. Sayisi fazla olan saka kasenliginin çok fazla bir ciddiyeti yoktur. Kiz ya da erkek birbirlerinin daha önceki kasenlerine karsi herhangi bir olumsuz tavir takinmazlar. Eski kasenlerle sosyal iliskiler kesilmez. Çünkü daha önceki kasenlerin saka oldugunu her iki tarafta kabullenmistir. Kadin ya da erkek eski kasenleriyle bu benim eski kasenim diye espri yapabilir. Dolayisiyla kizin ya da erkegin birden fazla kaseni olmasi yadirganmamaktadir. Evlenmeye vesile olan kasenlik Pseluk ile baslayip daha sonra da devam eden kasenlik iki kisma ayrilmaktadir. Bunlardan birisi saka digeri ise ciddi kasenliktir. Saka kasenligine semerko denmektedir. Bu durumda kisiler ciddi olmasalar dahi sirf o geceye ya da bir kaç geceye mahsus olarak kasen olabilirler. Burada amaç eglenmek, birbirlerini tanimak bunu yaparken de hos vakit geçirmektir. Saka kasenliginde kiz ve erkek birbirlerine sanki evleneceklermis gibi meth edici ve övücü sözler söyler. Kasenligin bir de ciddi boyutu vardir. Bu durumda birbirlerini begenen kiz ya da erkek evlenmek için arkadaslik kurmak isterler. Eger karsi taraf kabul etmisse diger toplantilarda da görüserek bu iliskiyi devam ettirirler. Fakat ciddi kasenlikte daha ziyade pisehluk ile baslamaktadir. Erkek bir kaç arkadasini alarak kizin veya onun herhangi bir akrabasinin evine gider. Kizin da mutlaka yaninda bir ya da bir kaç arkadasi bulunmak durumundadir. Burada kiza kasenlik teklifini sunar. Bu durumda kiz ve erkek arkadaslarinin yaninda teklifi degerlendirirler. Birbirlerinden beklentilerini ve isteklerini söylerler. Kasenligin her iki boyutunun da kendine has kurallari vardir. Kasenlik eger ciddi ise ve sonuçta evlilik düsüncesi ile kisiler birbirlerini tanimaya çalisiyorsa bu durumda meclislerde saka kasenligi gibi ulu orta gündeme getirilmez. Bu durumda bir çok muhabbette bir araya gelebilirler, bir çok konudan konusarak birbirlerini daha iyi tanimaya çalisirlar. Fakat iliskileri diger kasenlige nazaran resmiyet kazanir. Digeri kadar serbest degildir. Her ne kadar bu kisiler evlilik karariyla birbirlerini tanimaya çalissalar da mutlaka evlenecekler diye bir sart yoktur. Eger bir engel söz konusu ise her iki taraf bu durumdan vazgeçebilir. Evlenme akdi ve Euç Kisiler evlenmeye karar verirlerse bu sefer bunu kendi aralarinda akitlesirler. Bu durumda da euç denilen bir hediye verilir. Euç söz karsiligi verilen maddi bir hediyedir. Söz verdi anlamina gelir. Kasenlik neticesinde evlenmeyi kabul etti demektir. Bu hediyeyi erkek bayandan ister. Bayan da kendi insiyatifinde bir hediye verir. Bu hediye bir boyun bagi, mendil, yüzük, bilezik olabilir. Erkek de bunun karsiliginda kiza bir yüzük vermektedir. Bu karsilikli hediyelesme durumu sadece kiz ve erkek arasinda olmaz. Kizin ve erkegin yaninda arkadaslarindan veya akrabalarindan birkaç kisi bulunmak durumundadir. Söz verme ve hediyelesme hadisesi onlarin nezaretinde olmaktadir. Evlenmek amaciyla kasen olan ve bunu akit altina alan genç kiz ve erkekler bu durumda toplumdan ayri bir yerde yalniz baslarina konusamazlar. Onlarin yanlarinda mutlaka arkadaslari da olmak durumundadir. Toplumun disinda ve toplumdan habersiz bir yerde konusmalari yasaktir. Bu durum evleninceye kadar böyle devam eder. Es seçimindeki incelik Gerek evlenmeye karar veren gerekse sadece bir kaç toplantida kasen olan kisiler birbirlerini aileleri ile tanistirmazlar. Arkadaslari ve o ortamda bulunan kisiler onlarin kasen olduklarini bilir. Anne ve babalarina kasen olduklarini söyleyip birbirlerini tanistirmalari ayip olarak karsilanir. Aileler kizin ya da erkegin kasenini toplumlardaki diger kisilerden ögrenerek haberdar olurlar. Ancak evlenme zamaninda ailelere bildirilir. Bu durumdan da sadece anneye bahsedilir. Kasenlik adeti Çerkez toplumunda kizin ya da erkegin evlenecegi kisi hakkindaki karari kendilerinin vermesini saglar. Büyükler müdahale etmezler. Fakat evlenmek üzere kasen tercihi yapan kisiler daha ziyade aile yapilarina uygun toplumsal kurallara ve adetlere riayet edecek kisileri tercih ederler. Bu nedenle birçok toplantida kizin ya da erkegi hal ve hareketlerini kontrol ederler. Evlilik tercihi yaparken bu tip kisilerle yapmayi isterler. Çünkü çerkes kültüründe toplumsal normlara uygun olarak hareket etmek gerekmektedir. Fertlerden görgü kurallarina gelenek ve göreneklere uygun davranis göstermesi beklenmektedir. Kiz kaçirma Kasenlik ile baslayan evlilik asamasinda nisanlilik ve söz gibi durumlara pek rastlanmaz. Bunun en önemli sebebi kaçirma seklinde evlenmenin gelenek ve göreneklerinde yer almasidir. Gençler evlenmeye karar verdikten sonra maddi imkansizliklar, kendisinden büyük baska birinin evlenecek olmasi gibi sebeplerden dolayi kaçirma seklinde evlenmeyi tercih ederler. Fakat Çerkes kültüründeki kaçirma sekli diger milletlerden farkli olarak kendine özgü bir nitelik gösterir. Bu sekilde evliligin yaklasmasi nisan ve söz gibi törenlerin yapilmasini gerekli kilmamaktadir. Yine kisiler zaten kasenlik dönemlerinde birbirlerini yeterince tanidiklari için ayrica bu tür dönemlere gerek duymazlar. Ayrica çerkeslerde adetler kisilerin iliskilerine çok fazla sinirlama getirdigi için bu döneme her iki tarafinda katlanabilmesi zor olur. Çünkü nisanda büyüklerde isin içine girerler. Onlarla olan iletisimde konusma ve görüsme yönünden bir takim güçlükler oldugu için kisiler nisanli olarak kalmayi pek tercih etmezler. Ancak günümüzde söz ve nisanlilik dönemi Çerkesler arasinda da yayginlik kazanmistir. Çerkes milletindeki genç kiz ve erkekler genellikle ayni milletten olan kisilerle evlenmeyi tercih etmektedirl |